7 Mayıs 2012 Pazartesi

Kar Kırıkları


Gözlerimizde güneş gibi
Parlayan hayallerimiz,
Özgürce büyüttüğümüz
Mavi düşlerimizi yaktı

Rüzgar,uğultuyla geliyor
Toz bulutu yükseliyordu göğe
Yosun tutmuş kayalıklardı
Sağanak gibi üstümüze düşen.


Sevmiştik hayatı;
Uykusuz gecelerde
Şafağı bekler gibi.
Sevdalıydık dolunaya
Denizde mehtabı sever gibi

Kar kırıklarında
Savruldu yürekler
Dağların yamaçlarında
Kaldı gençliğimiz,
Özgürlüğe yürürken
Buz tuttu umutlarımız.
Murat Akcan

Hazan Yaprakları


Yine batıyor güneş,
Nemli gözlerinin elasında.
Gökkuşağı gibi bakışların,
Batıyor Akdeniz'in ufkunda.

Eylül sarısı saçların,
Hazan yaprakları gibi,
Eser kalmadı,
Hazeran gülünden.

Renk verir akşam güneşi,
Bir zeytin ağacının başucundan.
Çatlak dudaklarına nar çiçeği,
Yüreğime gül kurusu hüzün düşer.

Gülüşün yüreğimi ısıtsın,
Bir dal kalmadı tutunacak,
Sevdadan başka.
Soğudu gülü tutan ellerim.



06.09.2006/Adana
Murat Akcan

Başka Bir Yaşam


Dağların doruklarından
Vadilerin sessizliğine çıkan
Hasret yolları uzundur
Köknar ağacının gölgesinde
Bir sigara sarımlık mola verir
Yorgun yürekler
Bir de isli çaydanlıkla
Demlenen çay.
Çatlamış dudaklardan dökülen
Yanık türküler yayılır
Dağların arkasından
Kaybolacak akşam güneşinin
Koyu kızıllığına karışır.
Rüzgarın ıslık çalan sesiyle birlikte
Gece tüm umutlara gebe
Sabaha kim sağ çıkar
Geçit vermeyen bu dağlardan

Renksiz yaşamın ötesinde
Kelebek gibi ürkek
Kızılcık gibi tadı buruk
Su gibi renksiz ve hızla akan
Bir hayat bizimkisi.

Yaşanmamış özlemlerimiz
Yüreğimize akan yıldızlar gibi
Söylenmemiş sözlerimiz
Geçtiğimiz yollara dökülüyor
Gözlerimizden bir bir.
Murat Akcan

Akdeniz Sevdası


Torosların karlı doruklarından,
Çağlayarak iner.
Bir çınar dibinden geçerken,
Başı dumanlı dağlar,
Çamsakızı kokusuyla uğurlar.

Yosun tutmuş kayalıklardan,
Bırakır kendini kanyona,
Ala geyiklerle vedalaşır,
İner,
Bayramlığını giymiş Çukurova'ya.

Salkım söğüte selam verir,
Akar nazlı nazlı.
Hiç acelesi yok,
Kavuşmuştur sarı sıcağına,
Portakal çiçeği kokusuna,
Pamuk tarlasına.

Yolunu uzatır artık.
Dolanır durur ovada.
Yüreği kaldı Toroslarda.

Gecikmiş de olsa,
Bir öpücük kondurur,
Akdeniz'in tuzlu dudağına.

30.05.2006 / Adana
Murat Akcan